Ben müzikle 8 yaşımdan beri ilgileniyorum. Yani 8 yaşımda Devlet Opera ve Çocuk Korosuna, ortaokulda Hacettepe Konservatuarı’na gitmiştim ve üniversite hayatım boyunca da eğitimler aldım, paramı müzikten kazandım. Yani hep hayatımda müzik vardı. Sadece babam sanatçıların Türkiye’de zorluk çektiğini, ilk önce okumam gerektiğini söyledi. Eğer çok iyi bir okul kazanamazsan zaten konservatuvara git demesiyle kendimi Politeknik’te buldum ama müzik hiç hayatımdan çıkmadı. Yani hep çocukken korolardaydım. Sonra acapella grubu kurduk Boğaziçi Caz Korosundayken. Minik bir grubum vardı, indie pop yaptım, cover yapıp sahne aldım. Sanatçılara, albümlerine vokal yapıyordum. Hep böyle gelirimi biraz müzikten kazanıyordum. Ama benim ana mesleğim tasarımdı, çok severek yaptığım bir işti. Onun da açıkçası bir yere kaybolacağını düşünmüyorum çünkü bence müzikle çok ayrı lansmanlar değiller. Örneğin kapak fotoğrafımı yaparken modu ben belirliyorum ya da bazı kapakların tasarımını ben yapıyorum. Yani ana rotasyonum müzik üzerine, o yüzden aslında müziğe devam ettiğim bir şekilde tasarımı da buna dâhil edeceğim noktalar olacak ama tamamıyla endüstriyel tasarımıyla uğraşmayı düşünmüyorum.
Eğitim hayatınızdan ve başarısından bahsetmişken eğitim hayatınızda nasıl bir yol izlediğinizi sorsak, bu süreçte prensipleriniz neler oldu?
Klişe biliyorum ama gerçekten ilk prensibim okulun öncelik olmasıydı. Ben sosyalleşen, müzikle uğraşan biriydim. Üniversite hayatım boyunca hep başka uğraşlarla ilgileniyordum. Farklı şeylerle ilgilenmek hoşuma gidiyordu. Tek olayım eve geç dönmüş de olsam yapmam gerekenleri, ödevleri yapmadan uyuyamıyordum. Öyle bir önceliğim vardı. Okul benim önceliğimdi ve bütün yaptığım işlerde de bu biliniyordu. O yüzden okulu öncelik yapmak ve kesinlikle derse gitmek benim için iki önemli şeydi. Onun dışında çok ekstra bir şey yapmadım. Çünkü ben bir yandan da çalışıyordum. Çalıştığım insanlara da bunlardan haberdar edip hemen hemen her derse giderdim, gitmediğim derslerin notlarını alırdım. Onun dışında aşırı disiplinli ve her gün ders çalışan biri hiç olamadım. İlgimi çeken ya da yapmak istediğimi düşündüğüm bir şey olursa günlerimi harcıyordum, bazen de bir saatte yaptığım ödevler oluyordu.